’Depresyon’ denilen o soyut kavramı yaşarken,bi gün ‘gerçek’ bi nefes almak istedim.Kasım ayındayız.Pekde sevmem soğuğu,ama üşümek istedim nedensiz.Penceremi açtım,yeteri kadar soğuk havayı hissettikten sonra bi sigara yaktım.Sanki tütünü ilk kez tadıyor gibiydim.Bolca dumanı,kocaman bi nefese karıştırdım.Daha sonra ikisini birden havaya..Bir daha çektim,bir daha ve bir daha..Sonra sevdiğim bi şarkının sözleri dudaklarımdan dökülmeye başladı ;
”Taze durmayı unuttuğum şu şubat gününde ben nasıl naif olsam
Söyledim pek ince işlerim ben; sen bakar, dalar, konuşur ve
şahlanırsın
Birden susturdum tüm dünyayı sen konuş diye, nasıl sağırsın kendine…”
‘Gözlerimi kapatsam mı acaba?’ dedim kendi kendime,’Her zamanki gibi..’
Kapatmadım.Korkmadım bu sefer.Geceydi ve karanlığa baktım.
Sonra kendime en çok sorduğum soruyu tekrar sordum;
‘Neden kimse geçmişini unutamıyor?Ben hariç…’
Yine sustum..Vazgeçtim cevap vermekten.Çünkü artık gerçekleri görebiliyorum ve kendime tıpkı bir dost gibi acıyı söylüyorum.Eskiden,gerçeklerden değil,karalıktan korkardım.Şimdiyse tam tersi..
Yalnız olduğumu hatırladım.Yine korkmamak için karanlığa baktım..
Burdan uzağa,çok uzağa,olabildiğince karanlığa gitmek istedim.Ama kanatlarım olmadı hiçbir zaman…
Yine düşüncelere daldım.Yine soruyordum kendime;’Neden?!’
Cevap veremem.Dedim ya;korkuyorum…
Dua etmeye başladım.Karanlığın içinden bir çift elin beni çekip almasını istiyordum.Neden mi karanlık?Neden mi her korktuğumda,her yıkılan hayalim aklıma geldiğinde karanlığa bakıyorum?
Belkide geçmişte değil,şimdi de yaşayan biri daha vardır diye…
Aşk’a inanmak isterdim.
Ne eksik,ne fazla.Benim kadar Sen’i,Sen’in kadar beni sevmek.Bir gün beni anlayacaksın rüyalarımdaki adam.
Hayır.Somut ya da soyut bişey değil.Her zaman düşünüyorum ve açıklayamıyorum.Farklı bişey.Herkesdekiler gibi olmayan bişey…Anlatamıyorum ama açıklanabilir bişey.
Gökyüzünü sevmek gibi.Tanrı’ya inanmak gibi.Yeni doğan bir bebeğin ağlaması gibi.Cennetin övülmesi gibi.Sevdiğin bir müziği duyduğunda gülümsemek gibi.İnsanlar seninle dalga geçtiğinde utanmak gibi.Hiç konuşmadan,dokunmadan,bakmadan sevgiyi hissedebilmek gibi.Çikolata yemek gibi.Çiçek koklamak gibi.Bir mezarın içinde uyumak gibi.Zamanı durdurmak gibi.Yağmurda ıslanmak gibi.Yeni görmediğin ama hiç gitmemişsin gibi bir sokakta yalnız dolaşmak gibi.Yolda yürüyen tanımadığın insanlara merhaba demek gibi.Özgür olmak gibi.’Hayatımda hiç bu kadar gülmemiştim.’ dediğin şey gibi.Nefes gibi.Doğum ve ölüm gibi.Öldüğünde görünen o ışık gibi.Ay’ın Güneş’e özenmesi gibi.Karanlıktan korkmak gibi…
Birgün beni anlayacaksın ve bana da yardım edeceksin kendimi anlamam için.O günü biliyorum.Geleceğin gün..
Yüzünü bilmiyorum.Kokunuda.Saçlarının yumuşaklığını,gözlerinin ateşini,ellerinin sıcaklığını..Hakkında hiçbir şey bilmiyorum.Adını dahi!
Bazen düşünüyorum;senin beni uyurken izlediğini..Güneş’in arkasına saklanıp geceleri yanıma geldiğini..Şarkılara,yemeklere,kokulara,renklere gizlendiğini..Yolda yürürken bana bilerek çarptığını..Sigaramın dumanında raks ettiğini..Sen sadece ruhdan mı ibaretsin?Bedenin yok mu senin adam?
Yolları dinlemek,kokuları öpmek,şarkıları yemek,renkleri koklamak nedir bilmiyor insanlar.Sen biliyorsun ama.Yani ben öyle sanıyorum.
Çilek kokusunda saklısın sen.Toz pembe renginde gülüyorsun.Güneş’in doğuşundaki o tarifsiz renkte yiyorsun yemeğini.Kestanenin sıcaklığında ılık duş alıyorsun.Kahvenin tadında uyuyorsun.Benim eksik gülüşlerimde varsın sen.Bir kehanette der ki;dinlediğim şarkıda bulabilirim seni.
Bon Iver - Flume
sdlgjşalkfgjklajdfgklajfg
asfdghjdsfdghjkdfghjkmgvcbvnbmnjfdghjklvgdhbfngjhkjlfsgdhjfgkhfwgshjkdlgfaghjskdlgşn